Saat 24:00’ten sonra pijamanı giy, sütünü iç, iyi uykular Türkiye

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 Haziran Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada korona virüs salgını kapsamında uygulanan bazı kısıtlama ve tedbirlerin gevşetildiğini duyurdu. Bu açıklamada en çok canlı müzik kısıtlamasına ilişkin alınan karar ve kararın açıklaması sırasında tercih edilen üslup dikkat çekti.

Tam da Dünya Müzik Günü'ne denk gelen “Müzik kısıtlamasını da 24.00'e çekiyoruz. Kusura bakmasınlar, gece kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yoktur" sözleri, başta geçimini müzik sektöründen sağlayan vatandaşlarımız olmak üzere muhalefetin ve müzikseverlerin tepkisini çekti.

Tartışmalar devam ederken “müzik mutlak haram değildir, ancak cinsel arzuları tahrik eden şarkıları söylemek ve onları dinlemek günahtır” açıklamasıyla Diyanet İşleri Başkanlığı da konuya dahil oldu. Doğal olarak, Cumhurbaşkanı’nın açıklamada tercih ettiği üslup ve ardından gelen Diyanet açıklaması işin korona virüs salgını kapsamından ziyade ideolojik yönünü ön plana çıkardı. Burada amaç kamu sağlığı mı
yoksa yaşam hakkına müdahale mi? Artık hemen her kısıtlama ya da tedbirin altında hayat tarzına müdahaleye yönelik bir yaklaşım görüyoruz. Açıklamalar üzerine birçok sanatçı, bu yasak kararına sosyal medyadan tepki gösterdi ve Twitter'da #kusurabakıyoruz etiketiyle paylaşımlarda bulundu. Konu çok kısa bir süre içinde ülke gündeminin ilk sırasına yerleşti.

Zaten pandemi sürecinde müzik ve eğlence dünyasıyla ilgili kısıtlamalar daha önce de dile getirilmiş ve hükümetin bu konudaki uygulamaları tepki görmüştü. En çok da pandemi döneminde tiyatro, müzik ve diğer sanat kollarında hizmet veren sanatçılara maddi destek verilmemesi eleştirilere konu olmuştu.
Türkiye’de bir yıldan fazla bir süredir etkisini gösteren pandemi sürecinde, Kültür Bakanlığı tarafından, belirli sayıda müzik emekçisine, her ay 1.000 TL olmak üzere 4 ay sağlanan destek dışında bir ödeme yapılmadı.

Ağızlara çalınan bir parmak bal ile sorunların çözülebileceği düşünüldü. Ama maalesef hiçbir gelir kaynağı olmayan çok sayıda müzisyenin yaşamına son verdiği haberleri medyada yer almakta; bu sayı 100’ün üzerinde. Hayata tutunabilenleri ise çok zor şartlar altında mücadele vermeye çalışıyor. Hatırlatmakta yarar var... Canlı müzik yasağı ilk olarak salgının başlarında Mayıs 2020 tarihinde yayımlanan 8556 sayılı genelge ile lokanta, restoran, çay bahçesi gibi yerlere getirilmişti. Hemen ardından Haziran 2020 ve Aralık 2020 tarihlerinde yayımlanan 8591 ve 21153 sayılı genelgeler ile canlı müzik yasağı yinelenmişti.

Ama hep genelge ile... Hukuk devletinden genelge devletine geçişin adımlarını yaşamın her alanında görmeye devam ediyoruz. Cumhurbaşkanı’nın tepki toplayan son açıklamaları, mevcut canlı müziğin yasağının kaldırılıp kaldırılmadığına ilişkin tartışmaları da beraberinde getirmişse de aslında yürürlükteki mevzuatlar neyin, ne zaman ve nasıl sınırlanacağını düzenlemiştir.

Çevre Kanunu ile Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinde konu gayet açık ve ayrıntılı olarak kaleme alınmıştır. Bu yönetmeliğin amacı; çevresel gürültüye maruz kalınması sonucu kişilerin huzur ve sükûnunun, beden ve ruh sağlığının bozulmaması için gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak ve kademeli olarak uygulamaya konulmasıdır.

Anılan yönetmeliğin 24. maddesinde “Müzik yayını yapan eğlence yerlerinden kaynaklanan çevresel gürültünün önlenmesine ilişkin esaslar” düzenlenmiştir. Buna göre, “çok hassas veya hassas kullanımların bulunduğu alanlarda faaliyet gösteren açık ve yarı açık eğlence yerlerinde, 24:00 – 07:00 saatleri arasında canlı müzik yayını yapılması yasaktır. Yörenin özelliğine bağlı olarak gerekli görülmesi halinde, canlı müzik yayınının yapılacağı zaman dilimleri İl Mahalli Çevre Kurulu kararı ile yeniden düzenlenebilir. “
Yine İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmenliğin 38. maddesi “Canlı Müzik Yayını” başlığı altında “Lokantalara, içkili yerlere ve meskûn mahal dışında bulunan çay bahçelerine, halkın huzur ve sükûnu ile kamu istirahati açısından sakınca bulunmaması kaydıyla yapılacak ölçüm ve kontrolü müteakip, yetkili idarelerin en üst amiri veya görevlendireceği kişinin kararıyla canlı müzik izni verilir. Canlı müzik izni verilen yerlerde, belirlenen saatler dışında ve ilgili mevzuatta belirtilen ses seviyelerinin üstünde halkın huzur ve sükûnunu bozacak şekilde yayın yapılması durumunda izin iptal edilir.

İşletme sorumluları, canlı olarak veya elektronik cihazlarla yapılan müzik yayınının tespit edilen saatleri aşmamasını ve gerekli ikaz levhalarının asılmasını sağlar.” hükmüne haizdir. Dolaysıyla “canlı müzik” kısıtlaması için ayrıca bir düzenlemeye ya da açıklamaya gerek yoktur.

Bu konu hakkında değinilmesi gereken bir diğer husus ise yabancı turistlerin bu kısıtlamalardan nasıl etkileneceğidir. Bir yandan turizm gelirini artırmaya çalışacaksınız, yabancı turist gelsin diye “turizm çalışanlarını aşıladık” konulu saçma bir reklam kampanyası yürütüp tüm dünyayı ülkemize davet edeceksiniz, sonra da gelen turiste emekli muamelesi yapıp otel odalarına hapsedeceksiniz. Sizce bu açıklamalardan sonra ülkemize gelmeyi düşünen yabancı turistlerin kafasında kocaman bir soru işareti oluşmamış mıdır?

Ülkemizde korona virüsünün yayılmaya başladığı düşünülen 2020 Mart ayından itibaren, virüsün yayılmasını engellemek için idare tarafından pek çok tedbir alındı, uygulandı ve uygulanmaya devam ediliyor. Ancak, uygulanacağı duyurulan canlı müzik yasağında olduğu gibi, alınan pek çok tedbir maalesef hukuki olmaktan çok uzak.

Virüsün hafta içi hafta sonu, alkollü alkolsüz ayrımı yapabilecek kadar akıllı olup olmadığını tartışırken artık müzik yolu ile bulaşıp bulaşmadığını, özellikle saat 24.00’ten sonra bulaşıcılığını artırıp artırmadığını tartışmaya başladık. Bir sonraki adım olarak “Saat 24:00’ten sonra pijamanı giy, sütünü iç, iyi uykular Türkiye” genelgesini bekliyoruz.

Saygılarımla...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahir Işıkay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Star Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Star Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Star Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Star Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Kocaeli 41 - Böyle bir genelge çıkarsa hiç şaşırmayız. Yüreğinize, kaleminize sağlık.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Haziran 13:12


Kocaeli Markaları

Star Kocaeli Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 250 86 41
Reklam bilgi

Anket Koronavirüs aşısı vakaları bitirebilecek mi?