Kanal İstanbul

Değerli okurlar;

Bu gun Ülkemizin geleceği için çok önemli olan ve bu konunun gündemde tutulması gerekirken ve öneminin kaybedilmemesi gereken çok buyuk bir projenin sorgulanması ayrıca çalışanlar için önemli olan bir haktan daha doğrusu gasp edilen bir konuyu kısaca işleyelim ve hatırlayalım.

Lütfen yazım uzun oldu diye okumaktan vaz geçmeyin. Biraz sabır!

Dediğim gibi sorunlardan en önemli olan ilk maddemizden başlayalım.

A- Kanal  İstanbul;

Kanal İstanbul, İstanbul’un ormanlık alanlarını, tarım arazilerini, yeraltı ve yerüstü su havzalarını, havasını ve doğal yerleşim alanlarını ‘ulaştırma’ projesi adı altında imara açarak yok edilecek.

Kanal İstanbul’un yaratacağı tahribatı maddelersek;

Su varlıkları zarar görecek

Tarım alanları yok olacak

Hava kirlenecek

Deprem ve tetiklenmiş heyelan riskleri artacak!

İklime etkisi olacak!

Hafriyat nereye gidecek?

Yeni emlak projeleri, yeni rant projelerini yaratacak!

Tabi bu maddelerin içerik olarak detaylı olarak incelediğimizde rakamların gerçekten iç karartıcı olduğu ve gelecek için karamsar bir tablo çizmenin çok zor olmayacağıdır.

İktidar ve yanlıları şu tezi savunmakta oda Trafik yoğunluğunun fazla olması ve buna ilave olarak kazaların olması. Ayrıca gemi geçişlerinin kanal İstanbul’dan yapılarak yüksek bir gelir elde edileceği inancında olmasıdır.

Gelin bu tezi çürütelim.

Genişliği 150 metreden 250 metreye çıkarılan, uzunluğu 45 km olan İstanbul Kanalına karşılık en dar yeri 698 metre en geniş yeri 3500 metre ve uzunluğu 30 km olan doğal bir boğaz varken neden kanal İstanbul’u kullansınlar. Ayrıca kazalarda azalmış olup en güvenli su geçiş yollarından biri durumuna getirilmiştir. Bununla birlikte doğalgaz ve petrolün, boru hatları üzerinden yapılmasında bu riskleri azaltmaktadır.

Ayrıca kanal İstanbul’un yapılması için İstanbul boğazından geçen gemi sayılarının çok büyük oranda artması ve İstanbul Boğazının bunu kaldırmaması gerekiyor ki Kanal İstanbul yapılması için bir neden olsun. Oysa Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünden alınan veriler ise bunun tam aksini söylemektedir. Kısaca bakmak gerekirse;

 Ayrıca kanal İstanbul’un yapılması için İstanbul boğazından geçen gemi sayılarının çok büyük oranda artması ve İstanbul Boğazının bunu kaldırmaması gerekiyor ki Kanal İstanbul yapılması için bir neden olsun. Oysa Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünden alınan veriler ise bunun tam aksini söylemektedir.

Ayrıca kanal İstanbul’un yapılması için İstanbul boğazından geçen gemi sayılarının çok büyük oranda artması ve İstanbul Boğazının bunu kaldırmaması gerekiyor ki Kanal İstanbul yapılması için bir neden olsun. Oysa Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünden alınan veriler ise bunun tam aksini söylemektedir.

2007 56606 Gemi 155 Günlük  

Ayrıca kanal İstanbul’un yapılması için İstanbul boğazından geçen gemi sayılarının çok büyük oranda artması ve İstanbul Boğazının bunu kaldırmaması gerekiyor ki Kanal İstanbul yapılması için bir neden olsun. Oysa Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünden alınan veriler ise bunun tam aksini söylemektedir.

Ayrıca kanal İstanbul’un yapılması için İstanbul boğazından geçen gemi sayılarının çok büyük oranda artması ve İstanbul Boğazının bunu kaldırmaması gerekiyor ki Kanal İstanbul yapılması için bir neden olsun. Oysa Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünden alınan veriler ise bunun tam aksini söylemektedir.

2020 38404 Gemi 105 Günlük

SON 11 YILDA BOĞAZDAN GEMİ GEÇİŞİ

% 27

AZALMIŞTIR

Kısaca kanal bittiğinde ortalama günlük 93 gemi geçiyor olacak. Yani buradan gemi geçişlerinden beklenen gelir elde edilemeyecektir. Yani günlük 150 gemi geçişi imkânsız gözükmekte. Birde kanal yap işlet devret modeliyle yapılırsa garanti geçişler tutmayacağından ömrümüz bu borçları ödemekle geçicek.

Bunların Yanında;

Rekor düzeyde işsizlik,

Ekonomik Kriz,

Altı buçuk milyon sığınmacı

İstanbul’un Su Sıkıntı Problemi

Gemi Geçişlerinden Beklenen gelirin oluşmaması

Çevrenin Mahvoluçağı

Tarım Alanları Yok olacak.

Olmasıda işin başka bir handikapları olmakta.

Hiçbir faydası olmayacak bu proje için neden bu kadar ısrar ediliyor. Başka bir nedeni daha olabilirmi!

Tabiki % 100 baska bir nedeni olmaktadır. Oda;

Amerika Birleşik Devletlerin Karadeniz’de kalıcı ve çok büyük bir deniz küvetleri bulundurmak istemesidir. Yani Birleşik Devletlerin doğu bloğuna yayılması ve Rusları kuşatılmasının tek yolu Karadeniz’de NATO hâkimiyeti oluşturmasından geçiyor.

Sorunlardan ulusal olmayıp toplumsal acıdan en önemli olan ikinci maddemizden devam edelim.

b-EMEKLİLİKTE YASA TAKILANLAR;

Bu sorun aslında hep yanlış anlaşılarak toplunda hak etmeden emekli olacaklarını sanmaktan öteye gidemiyor. İnsanlar 1999 dan önce işe girmişlerse kanun kendilerine 25 sene çalış prim gününü doldur emekli yapacağını taahhüt etmiş. Sonra ilave yaş koyarak bu insanları emekliliklerinden mahrum ediyorsun.

Peki o zaman su soruları soralım.

50 Yaşına gelmiş bir erkek acaba nasıl iş bulacak, performansı gençlerle başa çıka bilecek mi sorusunu sorarken ülkede işsizliğin her gün arttığını düşünürseniz, bu insanların iş bulma olasılığının olmadığı bir gerçek. Tabi bu arada bir kesim bu gerçekleri görmemek için kafasını toprağa gömmüş yaşadığı yerin, şartları ve olumsuzlukların farkında olmayıp garib konuşmalar içinde iktidarı savunuyorlar.

Neyi kime karşı hangi mantıkla savunuyorsunuz. Bu iktidar kaç yıldan beri hükümetin başında.

Gelin biraz gerçekleri sorguluyalım;

Ekonominin kötü olması bir tek EYT lerin sucumu,

Köprü ve Yolları yapan müttehitleri verdiğiniz haklar EYT lirlere verildi mi,

Yandaşların vergi borçları silindi EYT lerin zamanlarını emeklerini çaldınız,

İhale Mevzuatı yüz küsür kere değiştirdiniz ama EYT lerin haklarını değiştirmediniz,

Dünyada tarımda kendi kendine yeten ülkelerin başında gelirken artık dişardan ithal eden

hale geldik, EYT lilerin bunda bir katkısı varmı,

Yoksulluk sınırı 10.075,58 TL Açlık sınırı 3.093,20 TL, Bekar bir çalışanın yaşama maliyeti

3.771,96 TL asgari ücret net 2.825,90 TL bunudamı EYT lerin sucu olarak alıcaksınız.

Tabi brokratlara ek görevler vererek huzur hakkı adında çifter maaş verilecek, EYT lilelere çif maaş alıcaklar diyerek hakları verimeyecek,

Yani saydığımız bu olumsuzluklar yaşanırken bunları gömeceksin, EYT liler haklarını istediğinde her seyi bahane edip kanunları hiçe sayarak hak ettiklerini vermeyeceksin.

Kısacası yukarıda saydığımız olumsuzlukları görmeyeceksin ve EYT’lerin hakkını gasp ediceksin.

Bu hukuk acısındanda sosyal adalet acısındanda kabul edilemez bir gercek.

Bir gerçekte inandığımız gibimi yaşamalıyız yaşadığımız gibimi inanmalıyız.

“ Her türlü hareketinizde, Doğru ve Dürüst davranın, Çünkü Allah, Doğru ve Dürüstleri sever, Kendi Kendinizi aldatmayan Doğrulukla ve Dürüstlükle Yaşayın, İslam Dininin Yolundan ayrılmayın, Her şeyi yapamazsınız, İyi ve yararlı ameller, işler yapın “

(BAKARA SURESİ AYET 195)

“ Haksızlık önünde eğilmeyin, çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz “

(Hz. Ali R.A.)

Akıl ve Bilgi her zaman insana doğru soruları sorma gücü verir. Bu güçte sizi her zaman doğru yolda ilerlememize neden olucaktır.

Adaletli ve Liyakat sahibi sorumluluk duygusu yüksek bütün doğru insanlara saygılarımla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Cengiz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Star Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Star Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Star Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Star Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Star Kocaeli Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 250 86 41
Reklam bilgi

Anket Koronavirüs aşısı vakaları bitirebilecek mi?