Duyguların Enerjisi

Merhaba Sevgili okurlarım,

Evrensel frekanslarda gezegenlerin hareket ve açıları ile dalgalanmalar yaşandığı halden hale girdiğimiz bu günlerde sizlere duyguların enerjisinden ve fiziksel bedenimizde ki tutunumlarından, etkilerinden bahsedeceğim.

Sevgi, aşk, şefkat, merhamet gibi duygular kalbimizden gelir. Kalbimiz ise ruhumuza bağlıdır. Bu duyguların en altında özsevgi yer almaktadır. Amaç öze ulaşmaktır. Koşulsuz sevmek değil de sevginin, aşkın kendisi olmaktır. Çünkü bizler saf sevgiden yaratıldık. Özümüz aşktır, sevgidir. Bu nedenle en çok bu duyguları tatmak isteriz. Burada ki kasıt yalnızca partner ilişkisi değildir, çevremizde ki, yaşamımızda ki herkesi kapsar. Biz herkesi sever ve sevilmek isteriz.

Bir yudum sevgiye olan hasretimizle öz benliğimizi unutur, her yerde ve herkeste aşkı sevgiyi ararız.

Halbuki gerçek aşk ve sevgi bizde zaten mevcut olandır. Biz içimizde ki özsevgimizi bulamadığımız sürece hiç kimse bizi tatmin etmez.

Özsevgiye ulaşmanın yolu ise bilinç altı sistemimizden geçer ki bu konuyu diğer yazılarımda anlattığım için şuan detaya girmeyeceğim.

Hepimiz koşulsuz sevgiyi tatmak isteriz. Bu arzu ile tüm kalbimizi açarız,

Tamda bu noktada beyin ve kalbin uyumlanması çok önemlidir. Tabiri caiz ise aşk kalbe girdiğinde beyin tatile çıkmamalıdır. Gözler görmeye devam etmelidir. Beyin, kalp ve ruh bütünlüğü yoksa bu duygular hüsranla sonuçlanır ve deneyim başa sarılır kısır bir döngüye girilir.

Ve duyguların enerjisi en çok bu kısır döngü içerinde gücünü gösterir. Nasıl mı?

Şöyle bir örnek vereyim; diyelim ki ben aşk duygusu ile ilgili sonu ihanet ile sonuçlanan bir deneyim yaşadım ve bu deneyim benim bilinç altımla birlikte hücrelerime ve aurama kodlandı, artık benim beden ve alanımda bu deneyim ile birlikte gelen kırgınlık, kızgınlık, öfke, nefret, düş kırıklığı, acı, güvensizlik duyguları titreşiyor. Hani deriz ya “ öyle canım yandı ki iliklerimde hissettim,” “kalbimin yandığını hissettim” gibi deyimler kullanırız.

Her şeyin bir titreşimi ve frekansı olduğu gibi bizim her bir hücremizin bir titreşimi ve şekli vardır. Olumsuz deneyimler ile kodlanan bahsettiğim bu duygular, mevcut bulunduğu o hücrenin titreşimini ve hücre yapısını, şeklini zamanla bozar. Bu hücresel frekans bozukluğu zamanla o hücrenin bulunduğu organa virüs gibi yayılmaya başlar ve hastalıklar meydana çıkar. Bir uzvun veya organın hastalanması için frekansının ve hücre yapısının bozulması gerekir ve hücre yapımız en çok duyguların enerjisi ile ya yenilenir güçlenir yada olumsuz duygular ile zamanla hastalanır…

Biz bu konuya hücresel hafıza diyoruz. Evet hafızamız sadece beynimizde değil bütün hücrelerimizde ve dna mızdadır. Nasıl ki NLP, bilinç altı ve bir çok teknik ile travmalar dönüştürüldüğü gibi hücresel hafızada dönüştürülebilir. Beden devası tüm sistemi ile bir bütündür ve kalıcı bir şifalanma için dönüşüm bütün hücresel hafıza ile birlikte olmalıdır…

Aşk titreşimi en kuvvetli duygudur. Aşk frekansında titreşen bir insanın DNA telomerlerinin uzadığı tespit edilmiştir. Yani AŞK ın ömrü uzattığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. O halde her daim aşk frekansında olmanız dileği ile….

Hoşça kalın

Aşkta kalın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şeyma Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Star Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Star Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Star Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Star Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Star Kocaeli Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 250 86 41
Reklam bilgi

Anket Koronavirüs aşısı vakaları bitirebilecek mi?